Kablosuz ağ projelerinde en sık gördüğümüz hata, tasarımın kapsama haritası üzerinden yapılması. "Her noktada sinyal var" cümlesi rapor için iyi görünüyor ama toplantı salonuna kırk kişi girdiğinde ağın tıkanmasını engellemiyor. Asıl sınırı kaç cihazın aynı kanalı paylaştığı koyuyor.
Havanın paylaşıldığını unutmayın
Wi-Fi paylaşımlı bir ortamdır: aynı kanaldaki tüm cihazlar aynı anda değil, sırayla konuşur. Bir erişim noktasına ne kadar çok istemci düşerse, her birinin bekleme süresi o kadar uzar. Üstelik yavaş bağlanan eski bir cihaz, havayı orantısız uzun süre işgal ederek herkesi yavaşlatır.
Bu yüzden kapasite tasarımı üç soruyla başlar: aynı alanda kaç cihaz olacak, bu cihazlar hangi uygulamayı çalıştıracak ve kişi başı ne kadar bant genişliği gerekiyor. Cevaplar erişim noktası sayısını ve yerleşimini belirler.
2.4 GHz'i kurtarmaya çalışmayın
2.4 GHz bandında birbiriyle çakışmayan sadece üç kanal vardır: 1, 6 ve 11. Bu bant çoğu kurumsal ortamda komşu ağlar, Bluetooth cihazları ve çeşitli parazit kaynaklarıyla doludur. Kapasite bu bantta tasarlanamaz.
- 2.4 GHz'i yalnızca eski cihaz uyumluluğu için, düşük güçle ve seyrek erişim noktalarında açık tutun.
- Asıl kapasiteyi 5 GHz üzerine kurun; kanal genişliğini 40 MHz'te tutmak çoğu kurumsal ortamda 80 MHz'ten daha iyi sonuç verir.
- 6 GHz (Wi-Fi 6E) destekleniyorsa yoğun alanlarda büyük fark yaratır, ancak menzili daha kısadır ve daha sık erişim noktası gerektirir.
Güç ayarı: yüksek her zaman iyi değildir
Erişim noktalarını azami güçte çalıştırmak sezgisel olarak doğru görünür ama iki sorun üretir. Birincisi, istemci cihazların verici gücü erişim noktasınınkinden düşüktür; erişim noktasını duyan ama ona cevap veremeyen bir istemci ortaya çıkar. İkincisi, aşırı güç hücreleri büyütür ve aynı kanalın gereksiz yere daha geniş bir alanda paylaşılmasına yol açar.
Pratik yaklaşım: gücü, hücreler arasında yaklaşık %15-20 örtüşme kalacak şekilde düşürmek ve minimum veri hızını yükselterek yavaş bağlantıları elemektir.
Dolaşım (roaming) sorunları
Depo ve hastane gibi ortamlarda en sık gelen şikâyet "cihaz yürürken kopuyor" olur. Çoğu durumda sorun kapsama değil, dolaşım kararıdır: istemci mevcut erişim noktasına fazla uzun tutunur, bağlantı kalitesi çökene kadar geçiş yapmaz.
- 802.11k komşu listesi yayınlayarak istemcinin nereye geçeceğini bilmesini sağlar.
- 802.11v ile denetleyici istemciyi daha uygun bir erişim noktasına yönlendirebilir.
- 802.11r hızlı geçiş, kimlik doğrulama süresini kısaltır. Ses trafiğinde farkı en çok bu ayar yapıyor.
Bu üçü açık olsa bile istemci tarafı davranışı üreticiye göre değişir. El terminali gibi kritik cihazlarla saha testi yapmadan tasarımı tamamlanmış saymayın.
Ölçmeden tasarlamayın, ölçmeden teslim etmeyin
Kurulum öncesi bilgisayarda yapılan tahmini tasarım iyi bir başlangıç. Ama duvarların sinyali gerçekte ne kadar zayıflattığını ve komşu ağların ne kadar gürültü yaptığını ancak sahada ölçerek görüyorsunuz. Kurulum sonrası ikinci bir ölçüm yapmadan tasarımın tuttuğunu iddia etmek zor.